reklam
Bugun...
Erdoğan: Onlar 'geminizi çekin' dedi, biz fırkateyn ve SİHA'larımızı gönderdik
Tarih: 01-09-2019 20:15:00 + -


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Konya İl Teşkilatı'nın düzenlediği yemekte konuştu.

Erdoğan: Onlar 'geminizi çekin' dedi, biz fırkateyn ve SİHA'larımızı gönderdik

Erdoğan: Onlar 'geminizi çekin' dedi, biz fırkateyn ve SİHA'larımızı gönderdik

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

 

Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafya sancılı günler yaşıyor. Gündemimizde olan konular gelecek bir asra damga vuracak mahiyettedir. Türkiye'nin bu meselelerin hiçbirini tribünden seyretmek lüksü yoktur. Sahada varlık gösterilmeden masada olunmayacağını bilhassa Suriye konusunda yaşayarak gördük. 7 milyon kardeşimiz vatanlarını terk ederek başka ülkelere göç etmek zorunda kaldı. Konya gibi özellikle İslam medeniyetinin sembol şehirlerinden Halep, Esed rejiminin varil bombaları altında koca bir enkaza dönüştü. Şayet Türkiye'nin çabaları olmasaydı katledilen masumların sayısı iki-üç katına çıkardı. Türkiye Suriyeli mazlumlara kapılarını açarak tüm dünyaya merhamet dersi vermiştir.

 

İki harekatla karanlık emellere ağır darbe indirdik. Şimdi gündemimizde Fırat'ın doğusu var. Buradaki terör yuvalarını da temizlemekte kararlıyız. Suriye'de bu adımları atarken diğer komşumuz Irak'ta da Pençe harekatıyla da teröristlerin inlerini başlarına geçiriyoruz. PKK'nın ülkemizdeki eylem kapasitesi azalıyor. Örgütten kaçanların sayısında çok büyük artış var. Güvenlik güçlerimiz kesintisiz operasyon halindeler. Silahlı ve silahsız, insansız hava araçlarımız teröristlere nefes aldırmıyor. Kalıcı başarı ancak terörün beslenme kaynaklarını kesmekle mümkündür. Bölücü örgüte mali, ekonomik, lojistik destek sağlayan siyasi uzantılarla mücadele etmemiz şattır. Belediye başkanlığı terör örgütüne piyonluk değil şehre ve millete hizmet etme makamıdır.

 

Demokrasi hukuk çeşmesidir. Açık söylüyorum, hiçbir medeni devlet kamu kaynaklarının teröristlere kullandırılmasına müsamaha göstermez. Hiç kimse sandıktan çıkan iradeyi terör baronlarına peşkeş çekemez. Hiçbir devlet teröristlerin belediyelerin arka bahçe olmasını izlemez. Van, Mardin, Diyarbakır belediye başkanlıklarına yapılan vekil görevlendirmelerinin sebebi işte budur. Devlet milletin hakkını, hukukunu korumak, demokrasiye yönelik tehditleri bertaraf etmek için son derece meşru bir adım atmıştır. Bölücü örgütün uzantılarından daha fazla CHP'nin rahatsız olduklarını görüyoruz. Bize ve belediye başkan vekillerimize saldırıyorlar.

 

Hem cumhuriyetle yaşıtız diyeceksiniz, hem de şehitlerimizin yakınlarını kapı dışarı edenlerin avukatlığını yapacaksınız. Hem demokrasi diyeceksiniz, hem de demokrasiye suikast düzenleyenlere arka çıkacaksınız. Çukur eylemlerinde askere, polise kurşun sıkanların Kürt kardeşlerimizin hayatını zindana çevirenlerle saf tutacaksınız. Bunun adı merhum Ahmet Kaya'nın ifadesiyle nereden baksan tutarsızlıktır. Vatandaşlarımızın CHP'lilerin hafızasına not ediyor.

 

Biz başka partiler gibi bana değmeyen yılan bin yaşasın diyemeyiz. Derdi olan, davası olan, prensipleri olan bir partiyiz. Gece gündüz demeden Türkiye'nin meseleleri, Türk milletin dertleriyle dertlenen bir partiyiz. Evlatları dağa kaçırılan Diyarbakırlı anaların feryatlarını duymazdan elemeyiz. Biz ilk kıblemiz Kudüs'ü, üstüne türküler yaktığımız Yemen'i kaderine terk edemeyiz. Biz Rumların ağzıyla siyaset yapanlardan olamayız. CHP'nin başındaki zat 'Doğu Akdeniz'de Amerika, İngiltere, Fransa, Katar var sadece Türkiye yok' diyor. Hale bak, gözü var görmüyor. Bizim orada Yavuzumuzu, Barbaros Hayrettin'i görmüyor.

 

Batı bizi tehdit ediyor. Onlar gemilerinizi çekin dediler, biz ne yaptık firkateynlerimizi oraya gönderdik, İHA'larımızı, SİHA'larımızı gönderdik. Doğu Akdeniz'de tüm Kıbrıs'ın hakları var, bizim de var güneyin de var. Ama biz Türkiye olarak garantör bir ülkeyiz. Aynı şekilde Yunanistan, İngilizler, Avrupa Birliği. Ama kimse bize niye oradasınız deme hakkına sahip değildir, işte oradayız.

 

Artvin'de Türkiye'nin bir dünyanın iki numaralı baraj yapıyoruz Yusufeli'nde. Şu anda Artvin adeta barajlar şehri. Türkiye'nin değişik yerlerinde aynı şekilde bunları yapmaya devam ediyoruz. Bu ülke hidroelektrik santrallerle, içme suyu ile sıkıntı yaşamasın diye. İnşallah Konya'nın da su sıkıntısını yaşatmayacağız. Çünkü Konya ovası su sıkıntısı yaşamayacak ki, biz burada tarımda hedeflediğimiz başarıyı elde edelim. Dünyanın en ücra köşesinde bile olsa her bir kardeşimizin sorunu bizim sorunumuz, sıkıntısı bizim sıkıntımızdır. Bizim nazarımızda siyaset millete ve ülkeye hizmet yarışıdır, fitne ve fesat yarışı değildir.

 

Biz siyaseti kendi geleceğimiz için değil aydınlık yarınlar için yapıyoruz. 18 yıl önce milletimize daha özgür, daha huzurlu, daha müreffeh bir Türkiye'yi inşa etme sözü verdik. 18 senede de hamdolsun vaatlerimizi tek tek gerçekleştirdik. Başörtüsü sorunu var mıydı, kızlarımız üniversitelere sokuluyor muydu? Ama sabrettik. Şu anda üniversitelerde, devlette başörtüsü sorunu var mı? Yok. Askeriyede, poliste artık kızlarımız başörtülü olarak görev yapıyor mu, yapıyor? Nereden nereye? Daha iyi olacak. İnşallah bunu çok daha başarılı bir noktaya taşıyacağız. 18 yıl boyunca ilkelerimizden, değerlerimizden taviz vermedik. Birçok kez sınandık, partimiz kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı, ancak milletin emanetini hep söylüyorum ya Dicle'nin, Fırat'ın doğusunda kuzularımızı çakallara yedirtmedik.

 

Elbette yolculukta nefesi yetmeyenler, hislerinin kurbanı olanlar çıktı. Dava adamın olduğu gerektirdiği sabrı ve adanmışlığı gösteremeyenler sahada çalışmak varken fildişi kulelerinde ahkam kesenler oldu. Biz zaferin ve kaderin tek sahibinin Allah olduğuna inanarak yolumuza sizlerle beraber devam ettik, devam ediyoruz. Bugün yol boyunca binlerce Konyalı kardeşimizin bizleri nasıl karşıladığını gördük. Allah'ın izniyle bundan sonra da bu birliğimiz, beraberliğimiz bu dayanışmamız gurura mahkum olmadan, hırsımızı başımızın üstüne çıkarmadan, onu ayaklarımızın altına alarak, nefsimizi ayaklarımızın altına alarak hep milletin huzurunda el pençe devam durmaya devam edeceğiz. Biz sadece rükuda ve secdede eğileceğiz.

 

7 Ekim'de kongre sürecimizi başlatıyoruz. 31 Mart seçimlerinde sandıktan çıkan tablo bizim için en önemli referans kaynağı olacak. Şahsım başta olmak üzere hiçbirimizin bu mesajlara kulaklarını tıkama hakkı yoktur. Bizler ilçelerimizde, beldelerimizde, illerimizde oraların Ömerlerini bulacak ve onlarla beraber yola devam edeceğiz. Kanaat önderlerini bulacak yola öyle devam edeceğiz. Vatandaşlarımızın AK Parti'nin önünde bir sonraki seçimlere kadar açtığı fırsat penceresini çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Bu kutlu çatının altında fitne ateşinin yakılmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz.

 

Yolumuz uzun yükümüz ağırdır. AK Parti'ye gönül vermiş her kardeşimizin omuzlarında tarihi ağırlık vardır. Gerek il, ilçe, belde gerekse yönetimlerimizden, kadın ve gençlik kollarımızdan bu hassasiyetle gece gündüz çalışmalarını bekliyorum. Birbirimizi para pul, makam için değil Allah için seveceğiz. Tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek devlet. Bunun için de bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.




Kaynak: YENİ AKİT

Editör: TÜRKİYE HABER GRUBU turkiyehabergrubu.com

Bu haber 204 defa okunmuştur.

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM HABERLERİ