reklam
Bugun...

Ayhan Oytun
DİSİPLİN ÇOCUKLARI
Tarih: 03-01-2020 18:39:00 Güncelleme: 03-01-2020 18:39:00


Misafir velinimettir ! İşletilen bir ekmek kapısının olmaz ise olmaz ilk cümlesidir ve misafir her zaman haklıdır. Hizmet satın alır çünkü. Eve gelen misafir de bu mantalite ile ağırlanmıştır epeyce uzun bir süre. Oysa bir süredir misafir umduğunu değil bulduğunu yiyor. Özellikle bizim gibi aile bağı kuvvetli olan toplumlarda fazlasıyla önemsenir bu haller. Büyük şehirlerde nispeten bu uygulama önemini kaybetse de, Anadolu'nun herhangi bir yerinde vaziyet aynen böyle yürümeye devam etmektedir. Çeşit çeşit yemek sofraları kurulur, ardından çay, kuru pasta, börek faslına geçilir, son olarak da meyva ile final yapılarak kombinasyon tamamlanır. İzzet-i ikramdan bir gram bile taviz verilmez. Yemeğe mi çaya mı geliyorsunuz sorusu olmaz ise olmazlardandır. Bir hafta size gelindiyse öteki hafta iade-i ziyarete gidilir. O hafta gidilmezse diğer hafta konti garanti uğramak olmaz ise olmazlardandır. Koca koca ebeveynler ülke meseleleri ile muhabbeti koyulaştırırken çoluk çocuğu da ardında sürükleyerek akraba ziyaretlerinin olmaz ise olmazı haline getirmesi sakalı henüz terlememiş yeni yetmelerin pek işine gelmez.  Hele ki karşı tarafta akranının yaşında anlasıp da vakit öldürebileceğin kimsecikler de yoksa bu ziyeret pek bir sıkıcı bir vaziyete bürünür.  İki elinle dizlerinin arasında sıkıla sıkıla otururken ilgi alanımıza girmeyen koca adam mevzusu muhabbetleriyle zaman da geçmek bilmez, bir an önce kalksak da eve gitsek moduyla akrep ile yelkovana bakıp bakıp  içinden de iki sistem sallayarak bu inziva halinin bir an önce bitmesi umut edilir çaresizce. Çoluk çocuğun orada konu mankeni olacağını bildiğin halde neden ardında sürüklersin ki arkadaş !  Çoluk çombalağı olmayan bir aileye ille de siz çocuklar da geleceksiniz diye tutturmak da neyin nesidir ? Herkeste aynı mıydı bilmiyorum lakin bizde her misafire tam kadro gidilirdi. Televizyonlar bile bize hitap etmekten uzaktı oysaki ! Önce ana haber bülteni yayınlanır ardından bizimkiler dizisi akabinde de Trt4 te  Türk sanat muskisi programları... Ziyaret Cumartesi ise gecenin bir yarılarına kadar süren Ali Kırca'lı Siyaset Meydanı. Bir de Allah rahmet etsin Savaş Ay'lı A takımı. Ateşin etrafında toplanıp program yaparlardı vesselam. Belki de bunlarla büyümek zorunda bırakıldığımız belki de ister istemez bunların dayatılması ile biraz okur, araştırır, izler, ayrıştırır olduk bazı şeyleri. Zaten o zamanların çocukluk zamanlarında yemeği yedikten sonra herkesin odasına çekilme gibi bir adeti lüksü de yoktu. Akşam eve gelen baba beklenip önce yemek yenir, sonra evin reisi kumandayi eline alıp nereyi açarsa orası izlenirdi. Öyle yemek yiyip çekilmek de neymiş ? Olmadı bizde öyle şeyler. Siyaset programları ile Trt de yayınlanan musiki yayınları hep at başı izlenirdi evde. Konuyu fazla dağıtmadan toparlayıp ufak ufak kelimeleri tamamlayalım o vakit. Diyeceğim odur ki eski kuşak çocuk ve gençleri gerek mecburi tutulan akraba ziyaretlerinde gerek de evde ülke meselelerine, sanata ve yaşından büyük kimi mevzu bahis olacak vaziyetlere yaşı dolayısıyla pek itibar etmiyor hatta sıkılıyor görünse bile kulak misafiri olmuş, altyapıyı ister istemez oluşturmuş ve zamanla bunun meyvelerini toplayarak yeni yetişen ve bir çok mevzudan bihaber olanlara oranla daha hassas ve duyarlı yaklaşımlar sergilemişlerdir. Tartışma programı izleyip Türk sanat musikisini dinleyen kaç genç var Allah aşkına ? Popun bile içine etmedik mi ?  Bir 90 lı yıllara bak bir de şimdikilere. Tabii bizim zamanımızın yetişkinleri de aynı durumu bizler için söylüyor olmalılar. Bir 70 lere bir 80 lere bak bir de 90 lara diyorladır mesela... Kesinlikle haklılar. Daha duyarlı, daha hissiyatlı, daha sorumluluk sahibi, daha saygı ve sevgi dolu bir kuşak her geçen zaman yerini daha vurdum duymaz, daha bencil, daha hızlı tuketip yiyip bitiren, daha az saygın ve sevgiden yoksun olarak büyütüp yeşertiyor... Eski kuşak disiplini ve terbiyesi görmemiş birisi için düzenden bahsedemezsiniz elbette. Zoru görmeyen onunla nasıl tamah edecek sanıyorsunuz ? İste böyle... Tel tel dökülüyorlar vesselam...



Bu yazı 115 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI